Orhan Eraslan 22.Dönem Niğde Milletvekili, CHP Niğde Kurucu İl Başkanı, CHP Yüksek Disiplin Kurulu E. Başkanı Orhan Eraslan CHP’de yaşananları yorumladı.
CHP 103 yıllık tarihinde yaşamadığı bir ihaneti yaşıyor. Saray ile işbirliği içinde; Saray danışmanları tarafından kurgulanan ve Saray yargı kolları tarafından yol verilen "Butlancı Kayyım Yönetimi" şimdiye kadar emsali görülmemiş bir kıyım ve tasfiye harekatına girişmiştir.
İHTİRAS İHANETİN İKİZ KARDEŞİDİR!..
Önce; İstanbul, Erzurum, Bitlis, Gaziantep, Adana, Bursa, Ankara, İzmir, Antalya, Kayseri, Malatya gibi on bir il "Butlancı Kayyım Yönetimi" tarafından tasfiye edilmişti.
Saray işbirlikçisi "Butlancı Kayyım Yönetimi" şimdi de; Ağrı (ve Merkez ilçesi), Aksaray, Amasya, Batman, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce (ve Akçakoca ilçesi), Eskişehir, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırıkkale, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Niğde (ve Merkez ilçesi), Nevşehir, Osmaniye (ve Merkez ilçesi), Samsun, Sivas, Tunceli ve Sinop il örgütlerinin de aralarında bulunduğu 26 ili daha tasfiye etmiştir. Böylelikle tasfiye ettikleri il örgütü sayısı 37'ye çıkmıştır.
Sadece bu örgütleri tasfiye etmekle kalmamış ve aralarında; Denizli, Muğla, Eskişehir, Sinop, Düzce, Kars, Tunceli, İstanbul, Erzurum, Bitlis il başkanlarımızın da yer aldığı 10 il başkanımızı da kesin ihraç istemiyle disipline sevk etmiş bulunuyorlar.
Tamamen hukuk dışı bir operasyonla Partinin başına oturtulan, Butlancı Kayyım Yönetimi; öyle anlaşılıyor ki, disiplin işlemlerini bir sopa gibi kullanmak istiyor. Tamamen hukuk dışı yollarla daha önce ikisi grup başkanvekili olmak üzere 9 milletvekilini de uyulması yasa ve tüzük emri olan prosedüre uymadan "kör gözüne parmağım" anlayışı ile tedbirli olarak disipline sevk etmiştir.
Attığı her adım, yaptığı her açıklama CHP 'yi değil de Saray'ı çağrıştıran "Butlancı Kayyım Yönetimi" Kadın Kolları başkan ve yönetimi ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisini de tasfiye etmişti. Yapılan her şey, atılan her adım işin sahibinin kim olduğunu ve kime hizmet ettiğini gösteriyor. Çünkü bu yapılanların yüzde birini dahi bir CHP'li ya da CHP ile gönül bağı olan bir kişi yapamaz.
Bu mesele CHP'nin bir iç kavgası meselesi bir hesaplaşma meselesi değildir. Mesele bütünüyle CHP'nin iktidar yürüyüşünü engellemekten ibarettir. Tuttu CHP 'nin genç ve dinamik Genel Başkanı sayın Özgür Özel ve yönetimi, CHP'yi açık ara birinci parti yaptı. (İşin elbette BOP Projesi ile ilgisi var. Bu başka bir yazının konusu olduğu için konuyu dağıtmama adına şimdilik bu konuya değinmedim.) Bu da yetmedi 15 milyon 500 bin insanın oyu ile 25 milyon seçmenin imzası ile İstanbul gibi bir şehri; Devletin tüm olanaklarına ve desteğine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında üç defa hem de açık arayla kazanan sayın Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı yaptı. Yeni bir başlangıç için halkta yeni umutların doğduğunu gören Saray Yönetimi; halkın bu umudunu boğmak için işbirliği içine girdikleri birtakım muhteris kişilerle (birisi de eski genel başkan olmak üzere) CHP'yi tasfiye planını hazırladılar. İBB davalarının da, diploma iptalinin de butlan davalarının da sebebi budur.
Buradan kendilerine fırsat doğduğunu sanan kifayetsiz muhterislerle de bir hatırlatma yapmak isterim. Tarih boyu gördük ki İHTİRAS İHANETİN İKİZ KARDEŞİDİR!..
**
ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ!..
KİMSE KEDERLENMESİN, UMUTSUZLUĞA KAPILMASIN!
FIRSATÇI VE FESATÇILAR DA SEVİNMESİN!..
YA BİR YOL BULACAĞIZ YA DA BİR YOL AÇACAĞIZ!..
Bak ne diyor şair;
"Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler..."
**




