Helva Yapma Zamanı…

.

Abone Ol

Kentlerin gelişimindeki en önemli faktörlerden biri, sanayiye yönelik yatırımlarının artması ve paralel birçok yan etkenin bu durumu destekleyerek büyümesidir.

Kabuğunu kırıp rutinin dışına çıkarak, hayatın akışını lehine çevirmesi noktasında oluşan fırsatlar, es geçilmemesi gereken bir durum olarak ilimizin önüne açılmış durumda.

Yaşadığımız kent olan Niğde’mizin böylesine önemli fırsatı değerlendirmesi, hayal olmanın ötesinde ciddi bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.

Nitekim gerek kuzeyinden güneyine, gerekse de doğusundan batısına tüm yolların kesişim merkezi haline gelen Niğde boş durmuyordu. Sanayi alanındaki master planı çerçevesinde, ayağına gelen yatırım ve büyüme zeminini gerçekliğe dönüştürecek hamlelerini ortaya koyuyordu.

Marmara bölgesine sıkışan sanayi üretiminin Anadolu şehirlerine yayılması sürecinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Samsun - Mersin hattı üzerindeki 13 ilde kurulacak olan sanayi yatırım alanlarında öne çıkacak olan şehirler arasında, Niğde’mizde başı çekiyordu..

Deprem riskinin düşüklüğü, genç nüfus yapısının yoğunluğu ve yatırıma hazır alt yapısı tamamlanmış Organize Sanayi Bölgeleriyle, üretim ve pazarlama alanlarında söz sahibi olabilecek bir geleceğin yatırımcısı olmaya, göz kırpıyordu.

Güneyinde 5013 kuzeyinde 2535 toplamda ise 7548 hektarlık sanayi alanı, Niğde’mizin mevcut büyüklüğünü düşündüğümüzde, devasa diyebileceğimiz genişlikte öncelikle Niğde, devamında ise ülkemize kazandırılıyordu.

Zaten hazır durumdaki mevcut sanayi parsellerine Mega Endüstri Bölgelerini kattığımızda iyice önü açılacak olan bu kentin, gelecekteki ekonomik büyümesinin hayalini kurmak dahi içimizi serinletiyordu.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın startını verdiği; Samsun – Mersin hattı üzerinde toplamda 59 bin hektarlık bir alanın katılımıyla ülke genelinde % 37 oranında büyüyecek sanayi bölgesinde, Niğde’nin aslan payını alacağının altını çizen Vekil Sayın Cevahir Uzkurt da projenin bir uygulayıcısı olmanın haklı gururuyla, müjdeyi veriyordu.

Sadece üretim alanları değil aynı zamanda sosyal ve teknolojik ekosistemler halinde şekillenecek projede; çalışanlar için modern lojmanlar, veri merkezi yatırımları ve devamında demir yolları ağlarıyla limanlara bağlanacak bu bölgelerin kapsamlı içeriğinin detayları veriliyordu.

Evet, su kaynaklarının verimli kullanımından afet risklerinin detaylarına, tarımsal üretimin pozitif verimliliğinden yeşil çevreci bakışın esas alınmasına kadar onlarca faktör, Niğde’ye can suyu oluyordu.

Marmara da yoğunlaşan sanayinin ülke genelinde daha geniş bir alana yayılıp büyümesinin, yaşadığımız kente ekonomik getiriler eşliğinde dönmesi, ciddi bir şans getiriyordu.

Artık yıldızsız bir gökyüzü ve yönsüz bir ufuk olarak göremeyeceğimiz kentimizin geleceğinde;

Cumhurun Başkanı yolu açıyor;

Vali Sayın Akmeşe kentin Mülki İdari Amiri olarak, “Önceliğimiz sanayi” diyor,

Ticaret Odası Başkanı Sayın Katırcıoğlu kentin İş İnsanları adına “Niğde de yatırım yapmanın tam zamanı” tespitini yapıyor,

Vekil Sayın Uzkurt uygulamadaki iktidar milletvekili vasfıyla, “Sanayide ki Merkez üslerden birinin Niğde olacağının” duyurusunu yapıyordu…

Yani anlayacağınız;

Artık Un vardı,

Artık Yağ vardı,

Artık Şeker vardı,

Ve Artık,

Helva yapma zamanıydı…

{ "vars": { "account": "UA-18872786-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }