Anahtar Parti Kemerhisar'da da Örgütlendi
Anahtar Parti Kemerhisar'da da Örgütlendi
İçeriği Görüntüle

CHP Parti Meclisi Üyesi Erhan Adem, söz konusu kararın yalnızca idari bir düzenleme değil; çevresel, toplumsal ve stratejik sonuçları olan bir tasarruf olduğunu belirtti.

Yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Resmî kararla Adana’dan Trabzon’a, İzmir’den Artvin’e kadar 21 ilde belirlenen alanların orman vasfı dışına çıkarılması, yalnızca teknik bir sınır değişikliği değildir; bu karar doğrudan doğruya ülkenin doğal varlıklarının statüsünü değiştiren, ekolojik dengeleri etkileyen ve kamu yararı açısından ciddi soru işaretleri barındıran bir adımdır.

Dayanak gösterilen yasal düzenleme, bilimsel açıdan korunmasında fayda görülmeyen alanların sınır dışına çıkarılabileceğini öngörse de uygulamanın kapsamı ve ölçeği bu işlemin istisnai olmaktan çıkıp sistematik hale geldiğini göstermektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı kararlarıyla bugüne kadar yaklaşık 50 milyon metrekare alanın orman sınırları dışına çıkarıldığı bilinmektedir.

Yetkililer, çıkarılan alanların iki katı büyüklüğünde yeni orman alanı tesis edileceğini belirtse de geçmiş veriler bunun pratikte gerçekleşmediğini ortaya koymaktadır. Resmî istatistiklere göre 2003–2025 döneminde yaklaşık 800 bin hektar ağaçlandırma yapılmışken, aynı süreçte 1 milyon 470 bin hektar orman alanı kaybedilmiştir. Bu tablo, telafi mekanizmalarının kağıt üzerinde kaldığını açıkça göstermektedir.

Üstelik yapılan mevzuat değişiklikleriyle orman alanlarının madencilikten turizme, enerjiden çeşitli yapılaşmalara kadar birçok faaliyete açılmasının önü genişletilmiştir. Bu yaklaşım, ormanı korunması gereken doğal varlık olmaktan çıkarıp ekonomik tahsis alanı olarak gören bir anlayışın sonucudur.

Bugün sınırlarımızın hemen yanı başında savaşların yıkıcı etkilerini konuşurken, barış zamanında alınan bu tür kararlarla doğaya verilen zararların da en az savaş kadar yıkıcı olabileceğini görmek zorundayız. Çünkü savaşlar şehirleri yıkar; yanlış çevre politikaları ise bir ülkenin geleceğini, havasını, suyunu, toprağını ve canlı yaşamını yok eder.

Ormanlar yalnızca ağaç değildir. Orman; iklim güvenliği, su kaynakları, tarım dengesi, biyolojik çeşitlilik ve halk sağlığı demektir. Bu nedenle kamu otoritelerini, bilimsel şeffaflık içinde hareket etmeye; alınan kararların gerekçelerini, etki analizlerini ve gerçek karşılıklarını toplumla paylaşmaya davet ediyoruz.

Doğayı korumak bir tercih değil, anayasal ve vicdani bir sorumluluktur. Türkiye’nin ormanları idari kararlarla daraltılacak alanlar değil; gelecek kuşaklara bırakılması gereken ortak mirastır.

Hiç kimse ormanları siyasi kararlarla tasarruf edilecek mülk zannetmesin. Bu ülkenin doğası da geleceği de birkaç imzayla gözden çıkarılamaz. Bu karar derhal geri çekilmeli; aksi halde milletin vicdanında da, hukuk önünde de bunun hesabı sorulacaktır.”dedi.

Whatsapp Image 2026 03 01 At 12.11.46 (1)