.
Türklerin İstiklâl Marşı, bağımsızlık savaşı sırasında yazılmıştır. Öyle ki Mehmet Akif Ersoy, “İstiklâl Marşı yeniden yazılmasından söz edilince “O şiir bir daha yazılamaz, onu ben de yazamam; onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. Allah, bir daha bu millete bir İstiklâl Marşı yazdırmasın.” demiştir.
Elbette Türklerin İstiklâl Marşı’nı öğrenmek isteyen yabancılar için çeviriler yapılabilir ama Karaman gibi, Karamanoğlu Mehmet Bey’in adıyla da anılan; Oğuz boylarının harman olduğu bir şehirde ve 12 Mart İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programında, İstiklâl Marşı’nın Arapçaya çevrilerek okunması, doğrudan “Yeni Anayasa” girişimleriyle ilgilidir.
Nitekim CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, “Bu şuursuzluğun Türk Dilinin Başkenti Karaman’da vuku bulması ibretlik bir durum olmuştur” dedi.
MHP Karaman İl Başkanı Muhammed Mustafa Gözel de İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve tarihsel hafızasının en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Karaman gibi Türk dilinin başkenti olarak bilinen bir şehirde marşın Arapça okunmasının milli şuurla bağdaşmadığını ifade eden Gözel, yaşanan durumu kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise “Dünyanın hiçbir bağımsız ülkesinde ulusal marş resmî törende başka bir dilde okutulmaz.” diye konuştu.
***
Karamanoğlu Mehmet Bey'in 1277 yılında yazdığı “Şimden gerü divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” şeklindeki ferman, Türk Dil Bayramı’nın da esin kaynağıdır ama 2026 yılında Karaman’da 12 Mart İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programında İstiklâl Marşı Arapçaya çevrilerek okundu.
Piri Reis Kültür Merkezi’nde Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu tarafından düzenlenen programa, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, il protokolü ve öğrenciler katıldı.
***
Aslında bu girişim yeni değildir. Kırıkkale Üniversitesi Genç Kalemler Topluluğu ile Bilim ve Sanat Topluluğu’nun, 2019 yılında Dünya Arapça Günü ile ilgili etkinliğinde de İstiklâl Marşı Arapça okunmuştu.
Daha öncesi de var...
Cumhurbaşkanlığının kurumsal internet sitesi, 2015 yılında İngilizceden sonra Arapça olarak da yayınlanmaya başladı. Cumhurbaşkanlığının Arapça yayınında İstiklâl Marşı'nın Arapçaya tercüme edilmiş şekli de yer alıyor.
Bu uygulamaları, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Terörsüz Türkiye” gerekçesiyle benimsetmeye çalıştığı, yeni millet anlayışından, yani “Türk-Arap-Kürt ittifakı” söylemleriyle birlikte vatandaşlık tanımının da bu kabule bağlı olarak değiştirilmesi girişiminden ayrı tutmak mümkün değildir.
***
Gerçi Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü takdim töreninde "Atatürk'ten miras kalan 'yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan, girişimci anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz" demiştir.
Aynı Erdoğan, devletin kuruluş felsefesi olan Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denilir” tanımını, “Türk-Arap-Kürt ittifakı” ile değiştirmeye çalışıyor...
Bu politika, resmi dilin de değiştirilmesini gerektirir.
Öyleyse İstiklâl Marşı’nın resmi bir törende Arapça okutulması, üç-beş öğrencinin işi değil, “Yeni Anayasa” projesine zemin hazırlamak için halkı yeni duruma alıştırma amacına dönük psikolojik bir operasyondur.
Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle garip bir çabaya rastlayamazsınız. Araplar, İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar, Çinliler, Japonlar, kendi milli marşlarını, resmi törenlerde Türkçe olarak okur mu?