.

Ne yazık ki birkaç yıl önce de benzer bir yorum haber kaleme almıştık. Bugün gelinen noktada tablo değişmediği gibi, tartışma daha da görünür hale geldi.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’ne (NÖHÜ) son dönemde yapılan akademik personel alımlarında adrese teslim koşullar, liyakat dışı atama iddiaları, unvan ve makam yükselmelerinde akademik kriterlerin geri plana itilmesi, hatta bu süreçlerin resmi şikâyetlere konu olması artık kulis bilgisi değil. Kahve sohbetlerinde konuşuluyorsa, bu bir üniversite için ciddi bir alarmdır.

Akademik bir yapı, akademik bir yönetim ister.

Sıralamalar Var, Veriler Var

Türkiye’de ve dünyada üniversiteleri; akademik performans, araştırma gücü, sosyal yaşam, öğrenci memnuniyeti ve dijital görünürlük gibi başlıklarda ölçen çok sayıda güvenilir platform mevcut.
Times Higher Education (THE), URAP, Webometrics, RUR, EduRank, QS Europe, Scimago ve TÜMA raporları bunların başlıcaları. Hepsini yıllardır düzenli inceleyen takip eden birisiyim.

Son dönemde NÖHÜ kaynaklı haberlerde; “büyük başarı”, “Türkiye’de ilk”, “dünyada yükseliş” gibi ifadeler sıkça kullanılıyor.
Peki bu başarılar gerçek mi?
Evet. Bu platformların verilerine göre NÖHÜ bazı alanlarda yükseliş gösteriyor.

Ama asıl soruyu sormadan bu tablo eksik kalır.

Yaşıt Üniversitelerle karşılaştırma yapmak lazım.

Aynı Yaşta Üniversiteler, Farklı Kulvarlar

Niğde Üniversitesi 1992 yılında kuruldu. Aynı yıl kurulan devlet üniversiteleri arasında Afyon Kocatepe, Aydın Adnan Menderes, Balıkesir, Bolu Abant İzzet Baysal, Çanakkale Onsekiz Mart, Pamukkale ve Süleyman Demirel Üniversiteleri de var.
Başlangıç koşulları benzerdi. Yasal statüleri aynıydı. Zamanları aynıydı.

Bugün ise aynı yerde değiller.

Kim Öne Geçti, Kim Yerinde Saydı?

THE, URAP ve Webometrics verileri birlikte okunduğunda tablo net:

NÖHÜ’ye açık fark atanlar:
Pamukkale Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.
Bu üniversiteler yayın hacmi, atıf etkisi, uluslararasılaşma ve dijital görünürlükte grubun önünde.

Orta segment (aynı lig):
Afyon Kocatepe, Aydın Adnan Menderes, Bolu Abant İzzet Baysal ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi.

Geride kalan:
Balıkesir Üniversitesi.

Bu tabloya göre NÖHÜ, yaşıtları arasında orta segmentte sıkışmış durumda.

Asıl Sorun Nerede?

Bir parantez açmak gerekiyor:
NÖHÜ hiçbir şey yapmıyor değil. Yayın sayısı artıyor, bazı alan bazlı uluslararası sıralamalara giriliyor, özellikle tarım alanında akademik üretim dikkat çekiyor.

Ancak mesele artık “var mı?” sorusu değil.
Mesele “neden sıçrayamıyor?”

URAP ve THE verileri birlikte okunduğunda temel sorun açık:
Akademik üretim var, akademik etki yok.

– Yayın sayısı artıyor ama atıf oranı aynı hızda yükselmiyor.
– Uluslararası ortaklı projeler sınırlı.
– Büyük fonlu araştırma programlarında görünürlük zayıf.

Bu tablo, sorunun bilimsel değil kurumsal ve yönetsel olduğunu gösteriyor.

Bütçe Var, Dönüşüm Zayıf

“Kaynak yok” savunması da verilerle örtüşmüyor.
Son yıllarda üniversitelere ayrılan kamu yatırımlarıyla kampüsler büyüdü, binalar yapıldı, öğrenci sayıları arttı.

Ama kritik soru şu:
Bu büyüme akademik kaliteye ne kadar dönüştü?

Yanıt net: Yeterince değil.

Akademisyen başına düşen yayın ve atıf oranları, NÖHÜ’nün bazı yaşıtlarının gerisinde.
Öğrenci yükü yüksek, araştırma zamanı sınırlı.
Dijital akademik görünürlük zayıf.

Bu da sorunun maddi değil, stratejik olduğunu ortaya koyuyor.

Sonuç: Yönetim ve Öncelik Meselesi

Bugün üniversiteler yalnızca ders verilen kurumlar değildir.
Bilgi üretir, proje geliştirir, uluslararası ağlara dahil olur.

NÖHÜ’nün sorunu potansiyel eksikliği değil;
önceliklerin belirsizliği ve liyakat temelli, hesap verebilir bir akademik vizyonun zayıflığıdır.

1992 kuşağındaki üniversiteler arasında NÖHÜ bugün lider değil, izleyici konumundadır. Orta altı ligdedir.

Bu tablo değiştirilebilir mi?
Evet.

Ama bunun yolu daha fazla tanıtım değil;
daha fazla bilimsel etki, daha fazla uluslararası işbirliği ve her şeyden önce liyakatli bir akademik yönetimdir.

Ve evet…
Bu sorunun yanıtı, yazının ilk paragrafında işaret edilen sorunlarla doğrudan ilişkilidir.