Birleşik Kamu-İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı sendikaların katılımı ile 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Niğde Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklaması yapıldı.

8 MART: EMEKÇİ KADINLARIN TARİHSEL MÜCADELESİ VE KAMUDA DERİNLEŞEN EŞİTSİZLİK

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil; emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir. Bugün, özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı yapısal sorunların görünür kılınması ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanması açısından kritik bir eşiktir.

642829392 17951185245099785 3957390959130913247 N

Türkiye’de kamusal çalışma yaşamı, uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılmakta; güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışı kalıcı hale getirilmektedir. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesim ise kadın emekçilerdir. Kadınlar kamuda hem emekleri üzerinden sömürülmekte hem de toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla sistematik biçimde ikincilleştirilmektedir.

Kadın kamu emekçileri, aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların sorumluluğuna bırakılması, kamuda çalışan kadınları çifte yük altında ezmektedir. Bu durum bireysel tercihlerle değil, bilinçli sosyal ve ekonomik politikalarla üretilmektedir.

649239911 17951185263099785 8379277201056462287 N

Öte yandan kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte artması, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını göstermektedir. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesi aynı siyasal zihniyetin ürünüdür.

Bugün dünyanın pek çok bölgesinde kadınlar ve çocuklar savaşların, işgallerin ve emperyalist politikaların doğrudan hedefi haline getirilmektedir. Özellikle Filistin ve İran’da sivillere yönelik saldırılar, kadınların ve çocukların katledilmesi insanlık vicdanını derinden yaralamaktadır. Çocukları ve kadınları katleden emperyalist savaş politikalarını kabul etmiyor; başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere halkların yaşam hakkını hiçe sayan müdahaleleri, Filistin ve İran halklarına yönelik saldırıları sürdüren İsrail’in faşizan uygulamalarını emekçi kadınlar adına kınıyor ve lanetliyoruz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu açısından 8 Mart, kadınların yalnızca “temsil” edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesidir. Sendikal mücadelenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alması mümkün değildir. Eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamları sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemez.

Türkiye’de kadınların kamusal yaşamda elde ettiği haklar, tarihsel olarak önemli bir aydınlanma ve eşitlik mücadelesinin sonucudur. Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde gerçekleştirilen Cumhuriyet devrimleri sayesinde Türk kadınları birçok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını kazanmış, eğitim ve çalışma yaşamına eşit yurttaşlar olarak katılma imkânı elde etmiştir. Bu kazanımlar yalnızca tarihsel bir miras değil, aynı zamanda korunması ve geliştirilmesi gereken temel demokratik değerlerdir.

648728763 17951185236099785 7896333895377052652 N

Kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadele, sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadele aynı zamanda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin savunusudur.

İl Özel İdare Genel Sekreteri Ali Nebol'un Eşi Dr. Nurhan Nebol Son Yolculuğuna Uğurlandı
İl Özel İdare Genel Sekreteri Ali Nebol'un Eşi Dr. Nurhan Nebol Son Yolculuğuna Uğurlandı
İçeriği Görüntüle

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunuyoruz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanmasını ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından onaylanmasını talep ediyoruz.

8 Mart, kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günüdür. Birleşik Kamu-İş, emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye; kamuda ve toplumda bu eşitsiz düzeni değiştirme kararlılığını sürdürmeye devam edecektir.

649217868 17951185254099785 449345850804038073 N

Emekçi kadınların örgütlü mücadelesi, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun özgürleşmesinin ön koşuludur.

Eşitlik sağlanana, şiddet son bulana ve kadın emeği hak ettiği değeri alana kadar emekçi kadınların mücadelesi büyüyerek sürecektir.

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yaşasın örgütlü mücadelemiz!" denildi.