Selim GÖKEL yazdı.
Terörist başı Apo, AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin yürüttüğü PKK “barış süreci” hızla ilerliyor.
Yasa tasarısı AK Parti milletvekillerinin imzasına açıldı. İçeriği bilinmeden imzalandı.
Yasa tasarısı ne içeriyor, neden tartışılmıyor, neler gizleniyor, neden referanduma götürülmüyor, bu ısrar neden?
Bu soruları sormayacağız.
Bu, hükümetin gündemi.
Biz Niğde’nin gündemini konuşalım.
Niğde ekonomisi çok kötüye gidiyor.
Bor ilçe ekonomisinden ise yazının sonunda bahsedeceğim.
Niğde’de birçok iş yeri devren satılık.
Ana caddelerde, en işlek noktalarda boş dükkânlar, kiralık ilanları asılı.
Sarı ilan sayfalarından bahsetmiyorum. Orada Niğde’den 15 bin küsur ilan var; orası zaten ayrı bir mecra…
Şehirde gezerken görüyorsunuz.
Gözlemliyorsunuz.
Bir zamanlar…
Öyle yerler vardı ki, bir yıllık kiraya “hava parası” verilirdi.
Boş dükkân kollanır, aracılar devreye girerdi.
Bugün?
Niğde’de ekonomik bir kâbus yaşanıyor.
Gerçekte; Devren Satılık Hayatlar
Boş dükkânlar…
“Sahibinden devren satılık” ilanları…
“Sahibinden kiralık” tabelaları…
İlan asılmadan el değiştiren işletmeler…
Törenle açılıp bir yılı bile dolduramayan dükkânlar…
Bir yıllık kirayı peşin verip, ikinci yıla çıkamayan yok olan işletmeler…
10 milyona kurulup bir yıl sonra 5 milyona devredildiğine sevinen esnaflar…
İsmi aynı, sahibi değişen işletmeler…
“Nereden bulaştık bu işe?” diyenler…
Zararına satış yaparak ayakta kalmaya çalışanlar…
“Zararın neresinden dönersem kârdır” deyip yok pahasına devredenler…
Yönetilemeyen borçlar…
Ödenemeyen krediler…
Kartlar, çekler, icralar, ipotekler…
Banka yapılandırmaları…
Kabul edilmeyen konkordato talepleri…
İflaslar...
Peki bu tabloyu kim konuşuyor?
Hiçbir kurum Niğde ekonomisine dair gerçek bir istatistik paylaşmıyor.
Esnaf Odaları…
Ticaret Odası…
Yeni bina yaptıran Ticaret Borsası…
Rejime toz kondurmayan Niğde MÜSİAD…
Niğde’nin gerçeklerini dile getirmiyorlar.
Tespit yok.
Öz eleştiri yok.
Çözüm yok.
Niğde ekonomisinin bu hâlinde üç maymunu oynayan bu kurumlar da sorumludur.
“Bu Şehrin Gerçek Gündemi Bu Değil mi?”
Bazı “at gözlüklüler” ise şöyle diyor:
“Ekonomi kötü de bu kafeler, restoranlar neden dolu?”
Ekonomik kriz yaşayan ülkelerde yapılan araştırmalar hep aynı sonucu veriyor.
Google’da aratın; sayısız örnek var. 2010 Yunanistan krizi dâhil…
Ekonomik krizin ilk aşamasında;
kafe ve yeme-içme mekânlarının sayısı hızla artar.
Kriz derinleştiğinde ise;
aynı işletmeler zarar eder, kapanır, sayıları azalır.
Neden?
Çünkü insanlar geleceğe yatırım yapamaz hâle gelince,
günü kurtarmaya yönelir.
Moral bulmak, sosyalleşmek için dışarıda vakit geçirir.
Bunun bilimsel bir karşılığı da var.
Bugün Niğde…
Artık o ilk aşamayı da geçmiş durumda.
Krizin dip noktası yaşanıyor.
Artık kafe ve restoranlar da ya kapanıyor, ya el değiştiriyor, yada vitrinlerinde “devren satılık” yazıyor.
Son aylarda, bildiğiniz, tanıdığınız işletmelerin düştüğü durum insanı gerçekten üzüyor.
Tükenen, tükenmişliğiyle baş başa kalıyor.
Hükümetin umurunda mı?
Değil.
Onlar ilk paragrafla meşgul.
Koltuk…
…
Haa…
Bor ilçe ekonomisinden de bahsedecektik.
Bor’dan çok sayıda eş dost:
“Bor’un ticaretini yaz, ekonomisini anlat, gel konuşalım, kamera tut” dedi.
Ben de onlara diyorum ki:
“Çok şükür…
Bor cennet, cennet!
Borlular da cennetlik olmuş!
Ölünün arkasından konuşulmaz…”
🙂
…


