Selim GÖKEL yazdı.
Sayın Valimiz Nedim Akşeme’ye ilimize “hoş geldiniz” derken, Personel Genel Müdürlüğünden geliyor olması aşağıdaki konuyu dile getirmeme de gerekçe oldu.
Son dönemde kamu kurumları adına yayımlanan kutlama ve anma görsellerinde dikkat çeken bir ortak nokta var: Kurum isimleri küçülürken, makam sahiplerinin isimleri afişlerin ana unsuru haline geliyor.
Üzülerek söylüyorum, en üst makamlardan tutunda, üniversite birimleri, belediye başkanları, kurum il müdürleri… Cuma hayırlama paylaşımları, bayram, seyran, belirli günler, haftalar ve duyuru paylaşımlarında kendi isimlerini öne çıkarıyorlar, kendi isimlerini, imzalarını kurum isim ve temsillerinden önde tutuyorlar. Yani devletin kurumu geri planda kendi isimleri ön planda.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bağlı kurumlarının bir kurumsal hiyerarşisi vardır, bir duruşu vardır, kamu estetiği vardır.
Yazılan ismin punto büyüklüğü, yerleşimi adeta “Ben” diyor.
Kurum logosunun büyüklüğü ve yerleşimi ise “hiyerarşiyi” bozuyor.
Bilinmesi gereken en önemli konu;
Devlet kurumları kalıcıdır, kişiler geçicidir
Kişisel mesajında her şeyi yaz, yap, yerleştir, sorun değil.
Binlerce yıllık devlet geleneğimizde; Kişi, makamla büyür; makam kişiyle küçültülemez.
“Sorun; Kutlama yapmak değil, bunu yaparken devlet kurumunu kişisel vitrin haline getirmek.”
Devlet kurumları PR alanı olamaz. Popülizm alanı yapılamaz.
Bir yandan kendinizi öne çıkarıyorsunuz ama diğer yandan temsil ettiğiniz kurumu geri plana atıyorsunuz yani bir ters ilinti sağlamıyor musunuz?
Bu, paylaşım şekil ve tarzları bence yanlış.
Bu yazıda kelimeleri seçerken çok uğraştım.
Umarım anlaşıldım.
...
BAZI KURUMLARIN BAZI PAYLAŞIMLARINDAN ÖRNEKLER AŞAĞIDA















