Memur-Sen Niğde İl Temsilcisi Hasan Orhan, bugün gerçekleştirilen basın açıklamasında kamudaki ücret dengesizliği ve çalışma barışına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Orhan, “Kamuda Huzurun Tesisi İçin Ücret Dengesi Şart” diyerek kamu personel sisteminde kapsamlı bir reform çağrısında bulundu.
Açıklamada, kamuda yaşanan gelir adaletsizliğinin artık yalnızca teknik bir sorun olmaktan çıktığına dikkat çekilerek, aynı ortamda çalışan ve aynı işi yapan kamu görevlileri arasındaki ücret farklarının giderek arttığı vurgulandı. Sınavla göreve başlayan, uzun yıllar emek veren kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını alamaz hale geldiği ifade edildi.
“Hakem Kurulu Zamları Enflasyon Karşısında Eriyor”
Memur-Sen’in haklı taleplerinin göz ardı edilmesiyle belirlenen Hakem Kurulu zamlarının, maaş ve ücretleri piyasa gerçeklerinin altında bıraktığını belirten Orhan, bu durumun emekli ikramiyeleri ve emekli aylıklarını da olumsuz etkilediğini söyledi. Açıklamada, kamu görevlilerinin enflasyon karşısında süregelen bir geçim sıkıntısına mahkûm edildiği dile getirildi.
Vergide Adalet Vurgusu
Basın açıklamasında, kamudaki bir diğer önemli sorunun Gelir Vergisi adaletsizliği olduğuna da dikkat çekildi. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir sistem kurulmadıkça ve çalışanın omzundaki dolaylı vergi yükü hafifletilmedikçe vergide adaletin sağlanamayacağı ifade edildi.
Memur-Sen’in Talepleri
Hasan Orhan, tüm bu sorunların çözümü için kamu personel sisteminde reformun kaçınılmaz olduğunu belirterek Memur-Sen’in taleplerini şu şekilde sıraladı: Geçmiş kayıpları telafi edecek ve emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması, 2026 yılında Kamu Personel Sistemi reformunun tamamlanması. 4688 sayılı Kanun’un, süre, yetki ve Hakem Kurulu yapısı yönüyle evrensel normlara uygun hale getirilmesi.
“Çalışma Barışının Bozulmasının Bedeli Daha Ağırdır”
Kamu işverenine çağrıda bulunan Orhan, bu başlıkların ajandanın en başına alınması gerektiğini belirterek, toplu sözleşme ile kayıt altına alınan diğer sorunlara da çözüm üretilmesini istedi. Açıklamasını, “Ekonomik maliyeti göğüslemek, çalışma barışının bozulmasıyla ortaya çıkacak sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha ucuz ve kolaydır” sözleriyle tamamladı.





