.
Bir ülkenin kalkınması yalnızca ekonomik göstergelerle değil, insanların birbirlerine olan güveniyle, yardımlaşmasıyla, üretme azmiyle ve topluma kattığı değerle mümkündür.
İyilik çoğaldıkça umut büyür,
Umut büyüdükçe şehirler gelişir,
Şehirler geliştikçe de ülkemiz güçlenir.
Yukarıdaki sözler; “ İyilik fikri çoğaldıkça ülkeyi nasıl dönüştürür” şiarından yola çıkarak, ciddi proje ve güzelliklere imza atan Sevgili Ahmet Şerif İzgören’i, “ Hayata Değer Katmak” konferansı için Niğde de Konuk eden Ticaret Odası Başkanı Sayın Şevket Katırcıoğlu tarafından, açılış konuşmasında dillendiriliyordu.
Yazdığı kitaplar ile okuyucularının kafasında farkındalık yaratan,
Geliştirdiği projeler ile yaşamın teoriği kadar pratiğini de ön plana çıkaran,
Verdiği eğitim ve danışmanlıklar nezdinde insan ve şirket politikalarında heyecan verici gerçeklikler sunan,
Seyirciyle kurduğu bağ ile konferansların aranan isimlerinden olup ülke içinde kendisi bir değer olan Sevgili İzgören’i, daha önceleri birkaç kez daha dinlediğim halde…
Yine aynı şevk ve heyecanla Üniversitemizin salonunda bir kez daha izlemek, kendi adıma zihnimde tat bırakacak bir artı değer oluşturuyordu.
Hepimizin bol bol şikayetçi olduğu ve potansiyel dertlenme için dayanak oluşturacak onca pratiğin bire bir hayatımızda mevcut oluşuna inat,
Darılmaca küsmece olmadan, insanlara eğitim ve özveriyle nelerin değiştirilip, insan yaşamına dokunulabileceğinin canlı ve somut örneklerini, o naif ve içten anlatımın içeriğinde yaşamak, dinleyici koltuğunda oturan kendi şahsım adına da bir şanstı.
Nasıl adam olunur sorusunun cevap çeşitliliği,
Ülkeye daha fazla neler yapılabilir sorusunun somut yaşantıları,
Gerçekliklerimiz ve hayallerimiz arasındaki mesafeyi daraltarak, ortaya koyacağımız irade ve elle tutulur başarıların, hangi şekillerde ortaya çıkarılabileceği gibi soruların net cevaplarının herkesin kendi zihninde yer edecek şekilde farklılıklarımızla bize sunulması,
Sevgili İzgören’i farklı kılan insan mühendisliği olarak karşımıza çıkıyordu…
Başarı diye tanımlanan şeyin bir başkası için başarı olamayabileceği realitesi kadar, kendi yolumuzu kendi akıl ve irade kalemimizle çizmenin özgünlüğünün değişilmez bir mücevher olduğu düşüncesi, anlatılanlardan yola çıkılarak kendi etki alanını oluşturuyordu.
Evet, Sevgili İzgören’den bilgi ve tecrübesi kaynaklı ilhamımızı alıyorduk,
Niğde Ticaret Odasından, ekonomik işlevselliği dışında toplumsal dayanışma ruhumuzu güçlendirmesi ve hayata daha fazla değer katma sorumluluğunu yeniden hatırlıyorduk,
Kendi adıma ise; içinizde öğrenci var mı sorusuna el kaldırmamak için kendimi zor tutuyordum.
Öğrenmenin ve gelişimin sınır tanımadığı bu zamanda,
Yaşa başa, makama mevkiye, diplomaya servete bakılmaksızın ömür boyu öğrenci olmamak gibi bir seçeneğin kalmadığının bilinciyle,
Yine de kötülerden ve salaklardan daha fazla şey öğrendiğimin acı gerçeği pahasına,
İyinin ve iyiliklerin dik duruşunun sergilendiği ve gıpta ettiğim bir İzgören konferansında daha,
Ortaya getirilen bu güzelim ve etkileyici sunum için,
Hayata değer katmak adına,
Başta Ticaret Odası olmak üzere,
Emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyordum.