.

Bahar mevsimiyle beraber güneşin ılık sıcaklığını hissettirmesi,

Toprağın kış uykusundan uyanan cevvalliğiyle ondan geldiğimizi hatırlatırcasına mis gibi kokması,

Ruh ve beden bütünlüğümüzün yeniden doğuşun heyecanıyla içimizi titretmesi,

Nihayetinde varlığımızın hem kendimiz hem yaradılışımızın özünü yaşamla bütünleştiren haliyle Nevruz,

Bir bayram olarak coşkuyla kutlanmayı hak ediyordu…

Niğde Altay köyünde yıllardır yaşayan Kazak vatandaşlarımızın varlığı ise bugüne daha farklı güzellik katıyordu.

Nevruzun kardeşliğin güçlü bir yansıması olması gerekçesinin zihinlerde yer edinmesi açısından, Altay köyünde kutlamaların yapılması kendi maneviyatı içinde de ayrı bir anlam taşıyordu.

Kent merkezinde yapılan kortej yürüyüşü ve konserler,

Devamında Altay köyünde Atlı Kortej ve Mehteran Takımı eşliğinde gerçekleştirilen karşılama programı,

Açılış Duası,

Birlik, beraberlik ve kardeşlik nidaları arasında Türk Dünyasının ortak kültürel değerleri ve mirasının;

Gönüllerden zihinlere,

Zihinlerden dillere,

Devamında ise yüreklerde yer etmesi…

Kazakistan’dan gelen sanatçı, dans ve defile grupları ile Üniversitemizde eğitim gören Kazak öğrencilerin sahne aldığı program ve Türk Musikisi konserleri.

Niğde’nin tarihi ve kültürel yerlerinin dışardan gelen konuklara gezdirilirken, kentin tanıtımı için vesile olan bahar güneşinin aydınlığı.

Tabii ki böylesine kapsamlı ve yurt dışından Kazak kardeşlerimizin yoğun katılımı eşliğinde Ankara Büyükelçisi Sayın Yerkebulan Sapiyev’in katılımı, ülkeler arası kardeşlik kadar köklü birlikteliğin tekrar canlanması açısından önem taşıyordu.

Niğde’ye atandıktan sonraki Gazeteciler Birliğinin hayırlı olsun ziyaretinde sanayi ve devamında birçok konuya öncelikler içinde yer vereceğini söyleyen Vali Sayın Akmeşe Altay köyüne dikkat çekiyor, baharla beraber Altay köyümüzde ciddi bir Nevruz etkinliği için planlama yaptıklarını ifade ediyordu.

Bu plan ve program geçtiğimiz hafta sonu güzel ve geniş katılımlı zengin bir gösteriye dönüşüyordu.

Bahar esintisi ve güneşi, bu kadim değerlerin aynen toprağın bereketi gibi yeniden yeşermesinde etkin rol alıyordu.

“Bu kadim gelenek farklı coğrafyalarda yaşatılmış olsa da her zaman aynı ortak değerde buluşmuştur, birlikte olma ve birlikte güçlenme iradesine” diyen Sayın Akmeşe, baharın neşe ve rayihası eşliğinde Niğde bağlamında Nevruz sevinciyle, yüzyıllara dayanan bir geleneği kutluyordu.

Tüketim kültürü ve iş hayatının bunalttığı,

Hız ve rekabetin yorduğu,

Cep telefonu ve elektronik aletlerin esir aldığı,

Tüm bunlar arasına sıkışmış olan biçareliğimizle,

Ses verip yankı isteyen insani halimizin hissiyatına kulak verelim.

Psikolojik bir rahatsızlık şeklinde karşımıza çıkan ve ruhsal sıkıntı hali olan Nevroz yerine,

Hayatın akışına ve doğamızın uyanışına aynı paralellikte olan coşkumuzla Nevruzu,

Yüreğimizin yüksek nabzını davul zurna yapıp,

Kutlayalım…